Bayraktar: Üretici ve market fi…

Türkiye Ziraat Odaları Bi…

Yerel Tohum Derneği Artvin Buğda…

Artvin'de tarımın canland…

Bakan Pakdemirli: " Ceylanpınar'…

Tarım ve Orman Bakanı Bek…

Türkiye, Çin'e Süt Satacak!!!

Ticaret Bakanı Ruhsan Pek…

Adana Saylavı Barut: " Tarım Bak…

CHP Adana Saylavı Ayhan B…

Yunaklı: "Salgında çiftçiyi gübr…

ISTANBUL- Tarım Kredi Koo…

«
»
TwitterFacebookPinterestGoogle+

Tarım Kredi Kooperatifleri 2001 buhranı gibi yeni bir buhran yaratabilir

Önceki Denetleme Kurulu başkanından şok rapor!!!

ANKARA – Türk Çiftçisinin en önemli kuruluşu olan Tarım Kredi Kooperatifleri hakkında yeri yerinden oynatacak bir rapor gündeme bomba gibi düştü. Önceki dönem Denetleme Kurulu Başkanı Murat Ortoğlu tarafından hazırlandığı öğrenilen raporda, Merkez Birliğinin yönetim denetim sistemi, gübre politikası, iştirakler politikası ve kredi politikasıyla ilgili çarpıcı tespitler var.

Rapora göre T.C. tarım ve Orman bakanlığı bir an önce önlem için bu kuruma müdahale etmez ise, dönmeyen krediler bankalara olan borcun dönmesini de engelleyeceğinden 2001 yılında yaşanan ve Türkiye’yi iflasın eşiğine getiren büyük buhran gibi yeni bir ekonomik buhranla karşılaşılabilir.

Şimdi tüm gözler bakanlığa çevrilmiş durumda. Rapor sipariş bir rapor mu yoksa gerçekleri mi yansıtıyor. Önceki dönemin Denetleme Kurulu Başkanı görevde iken yapmadığı bir şeyi görevsizken niye yaptı ve bu raporu hangi sıfatla bakana sundu.

Raporda neler var?
Raporda 1 milyon 100 bin çiftçinin ortak olduğu ve ekonomide yarattığı parasal hareketin büyüklüğü 2017 verilerine göre 24 milyara ulaşan, Tarım Kredi Kooperatiflerinin etkin bir denetime tabi tutulmadan yönetildiği, bu durumun ciddi bir finansal risk oluştururken, çiftçiyi de sömüren bir sisteme dönüştüğü vurgulanıyor.

Raporun son bölümünde ise çiftçinin en önemli kuruluşu olan Tarım Kredi Kooperatiflerinin çiftçiye değil, üst düzey yöneticilere ve personele hizmet ettiği bu çıkar düzeninin yıkılması için T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın duruma müdahale ederek kurumda finansal inceleme yapması istendi. Çiftçi ortaklarından toplanan kaynaklar ile Hazine ve Ziraat Bankası’ndan sağlanan finansmanın Merkez Birliği tarafından, şirketlere hesapsız ve kontrolsüz bir şekilde aktarıldığına vurgu yapılan raporda, bankacılık sisteminde 2001 de dönmeyen kredilerden dolayı yaşanan ekonomik buhranın bir benzeri şu anda Tarım Kredi Kooperatiflerinde yaşanmaktadır, önlem alınmaz ise bu buhran bankacılığı da etkisine alacaktır denildi.

Böyle bir buhran çiftçiyi de ekonomiyi de yıkar
Rapordaki şu gözlemler özellikle dikkat çekti: “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri üzerindeki vesayet denetimi uygulaması, şu anki mevcut uygulaması ile etkinlik ve verimlilikten uzaktır. Çünkü Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri tarımsal kooperatif örgütü olmakla birlikte, para, kredi ve finans özelliklerinin ağır basması dolayısıyla, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın para, kredi ve finans yetkinliğinin örgüt olarak zayıf olması sebebiyle, yapılan denetim, yönlendirme ve gözetim fonksiyonu etkisizleşmektedir. Böyle olunca Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birliklerinin yönetim-denetim ve kredi politikasında finansal risk ve zayıflıkların oluşması halinde, Kurumun finansal bir yıkıma uğraması olasılığı yüksek olacak, finansal yıkıma uğraması halinde ise Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğine kredi veren Ziraat Bankası ve diğer özel Bankalar bu durumdan olumsuz yönde etkilenecek, bu da ülke ekonomisine zarar verecektir”

Bu verilen tarım kredisi değil, sanal bir saadet zinciri…
Raporda üst düzey yönetici ve personelin yüksek maaş ve ikramiyelerinin yanında başarım primini de alabilmek için çiftçiye kredileri usulsüz bir şekilde kullandırmaktadır bu durumunda ülke tarımına büyük bir zarar verdiği açıktır.

Tarım kredi kooperatiflerinde sistemsel bir zayıflık var. 
Bu durum Türk bankacılık sistemi için önemli risklere gebedir. 
Raporun konusu şu şekilde özetlendi: “2017 yılsonu itibariyle iştirakleri ile birlikte aktif büyüklüğü 23.907.432.322. TL rakama ulaşan, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birliklerinin; para, kredi ve finans özelliklerinin ağır basmasından dolayı, ayrıca Hazinenin indirimli kredi faizi desteği vermesi ile özel Bankaların ve özellikle T.C. Ziraat Bankasının önemli tutarda kredi kullandırması nedeniyle, adı geçen Kurumun bünyesinde barındırdığı yönetim-denetim aksaklıkları ve finansal yapısında önemli derecede risk ve zaafların olması dolayısıyla, belirtilen Kurumun daha etkin ve verimli yönetilmesi, gözetlenmesi, denetlenmesi, en önemlisi finansal kazalara uğramaması anlamında, Kurumsal Yönetim açısından yeniden yapılandırılması için Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birliklerinin 1581 sayılı Kuruluş Kanununun verdiği yetki gereği, vesayet denetimini yürüten ilgili Bakanlık olarak T.C. Tarım ve Orman Bakanlığının Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birliklerinin yönetim ve denetim sistemi ile finansal işleyişini bir incelemeye tabi tutarak, gerekli önlemleri Devlet adına alması gerekliği hakkında”

Çiftçinin yarattığı kaynaklar verimli kullanılmıyor.
Raporda dikkat çeken bir ifade de çiftçinin alınteri ile yarattığı kaynakların kurumca değerlendirilemediği biçiminde; “Tarım Kredi Kooperatifleri, kooperatifçilik ilkelerine göre, ortaklarının her türlü ayni ve nakdi kısa ve orta vadeli kredi ihtiyaçlarını gidermek, ürünlerini değerlendirmek, üretim materyalleri ve ekipman ihtiyaçlarını karşılamak, ortaklarını eğitmek ve sigorta acenteliği yapmak gibi, işlevleri yerine getirmek amacıyla oluşturulmuştur. Halbu ki Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birliklerinin hem yönetim – denetim, hem de finansal sisteminin işleyişi açısından çok önemli yapısal – bünyesel sorunları bulunmaktadır. Bu yapısal ve bünyesel sorunlar yüzünden mali kaynaklar verimli kullanılamamakta ve yönetilememektedir”

Tarım kredideki denetimsizlikler yüksek tarım kredisi faizinin de ana nedeni.
Tarım ve Orman Bakanlığına sunulan skandal rapor, acı bir gerçeği de ortaya çıkardı. Bilindiği üzere Ziraat Bankası, Bakanlar Kurulu kararıyla çiftçiye kullandırılan sübvansiyonlu kredilerin finansmanında Tarım Kredi’ye düşük faizli kaynak kullandırmıyor. Bu da indirimli tarımsal kredilerin Tarım Kredi Kooperatiflerinde çiftçiye daha yüksek faizle kullandırılmasına neden oluyor. Raporda, çiftçiyi ve üretimi cezalandıran yüksek faiz uygulamasının, Tarım Kredi Kooperatiflerindeki kontrolsüz şirketleşmenin ve denetimsizliğin neden olduğu ortaya kondu.

Tarım kredi kooperatifleri 20 yıldan beri etkin denetlenmiyor. 
Tarım ve Orman Bakanlığının Tarım Kredi Kooperatiflerini yaklaşık 20 yıldır etkin ve olması gereken bir şekilde denetlemediğine vurgu yapılan raporda, “Sayın Bakanım, size arz ettiğim bilgilerin doğruluğun teyidinin yapılması için tek bir işlem gerekmektedir. Bakanlığınızda görevli finansal sistem konusunda yetkin ve deneyimli bir Denetim elemanının başkanlığında kurulacak uzman bir kurulun yetkinliği ile, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğinde adı geçen Kurumun yönetim ile denetim yapısının ve en önemlisi finansal sisteminin işleyişi hakkında bir inceleme çalışması yaptırmanız yeterli olacaktır” denildi.

6 yıllık soruşturma ve deneti raporları incelenirse savlarım daha iyi anlaşılacak.
Yapılacak bir finansal incelemede, kurumun ortaklarına kullandırdığı kredilerin hangi ölçütlere göre nasıl verildiği, tahsilatların nasıl yapıldığı, sistemdeki Merkez Birliği Yönetim Kurulu ile Üst düzey yöneticilerin yürütmedeki işleyişinin nasıl olduğu, Genel Kurul seçim sürecinin nasıl işlediği, yetkilerin nasıl kullanıldığı, denetim sisteminin nasıl işlediği, ücret politikası ve başarım primi uygulamasının nasıl gerçekleştirildiği, paydaşlıkların sistemsel işleyişi, paydaşlıklarla olan finansal ilişkiler, alacaklar, borçlar, sermaye artırımları, Ziraat Bankası ve diğer özel Bankalarla olan kredi ilişkilerinin irdelenmesi, özellikle de adı geçen Kuruluşun Teftiş Kurulu Başkanlığında bulunan son 6 yıla ait hem Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri ile hem de iştirakleri hakkındaki soruşturma ve teftiş raporları da incelenerek Kurumun zayıflıklarının ve finansal risklerinin tespit edilebileceği kaydedildi.

Hazine desteği olmaz ise;
Tarım Kredi Kooperatifleri’nin varlığını sürdürmesi olanaklı değil.
Tarım Kredi Kooperatifleri’nin Ziraat Bankası ile birlikte tarım sektörünü büyük ölçüde finanse eden iki önemli kuruluştan birisi olduğu hatırlatılan raporda şu ifadeler de dikkat çekti: “Tarım Kredi Kooperatiflerine Hazine tarafından ödenen indirimli kredi faiz tutarları ile Ziraat Bankası tarafından kullandırılan krediler olmasa, Tarım Kredi Kooperatiflerinin finansal olarak varlığını sürdürmesi kesinlikle olanaklı değildir”

Çiftçiyi destekleyen değil, sömüren bir sistem var.
Raporda çiftçiyi destekleyen değil sömüren bir sistem olduğuna vurgu yapılarak 1 milyon çiftçinin ortak olduğu Tarım Kredi Kooperatifleri’nin çiftçiyi nasıl sömürdüğü şu başlıklarla listelendi.

YÖNETİCİLER SORUMLULUKTAN KAÇMAK İÇİN
ÇİFTÇİ GÜBREYİ YÜZDE 20 PAHALI KULLANIYOR
 Raporun en dikkat çeken maddesi ise gübre konusundaki uyarılar oldu. Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği personeli ve Yönetim Kurulu üyelerinin, hesap vermemek ve sorumluluktan kurtulmak için tüm kimyevi gübre ihtiyacını iştiraki olan Gübretaş’dan bayilik sözleşmesi yaparak ihalesiz olarak aldığına dikkat çekilen raporda, bu uygulamanın hem Tarım Kredi’yi finansal risklere soktuğu, hem de ortakların ucuz kimyevi gübre almasını engellediği kaydedildi. Raporda, “Tarım Kredi’nin ihtiyacı olan kimyevi gübreyi ihale yoluyla toplu alım şeklinde alması durumunda, en az yüzde 20 civarında fiyat avantajı yakalaması çok rahatlıkla mümkündür” denildi. 

Tarım Kredi Kooperatifleri’ni çiftçinin seçtiği bir yönetim kurulu yönetmiyor
Bilindiği üzere Tarım Kredi Kooperatiflerinin en önemli iki makamı Genel Müdür ve Merkez Birliği Yönetim Kuruludur. Genel Müdür’ü Merkez Birliği Yönetim Kurulu’nun atamasına rağmen uygulamada Genel Müdür güçlü pozisyonda bulunuyor. Alınacak kararlarda Yönetim Kurulu üyeleri pasif konumda rol alırken, Kurum tamamen Genel Müdür’ün güç ve otoritesi ile yönetiliyor. Dokuz kişilik Merkez Birliği Yönetim Kurulu üyelerinin adeta Genel Müdür’ün uygulamalarını Noter gibi tasdik etmekten başka bir özelliği bulunmuyor.

Seçimler yargıç kontrolünde yapılmıyor.
1 milyon 100 bin çiftçi ortağının kuruluşu olan Tarım Kredi Kooperatiflerinde, Kooperatif, Bölge ve Merkez Birliği Genel Kurullarının hiç birinde Yargıç Teminatlı bir seçim sistemi bulunmuyor. Bu şartlar, seçimlerin rekabete dayanmasını engellerken, Genel Kurullarda Tarım Kredi’nin asıl sahibi çiftçinin değil personelin daha güçlü olmasını doğuruyor.

Çiftçi örgütünde denetim zayıflığı
Genel Müdür’e Denetim Kurulu Başkanlığı doğrudan bağlı olduğundan denetleyecek makamla, denetlenecek makam aynı şahısta birleşmiş durumda. Genel Müdür’e bağlı Denetim Kurulu uygulamasında, Genel Müdür’ün imza attığı hiçbir yönetsel işlemin denetimi olanaklı görünmüyor.

Tarım Kredi Kooperatifleri 20 yıldan beri denetlenmiyor. 
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın vesayet denetim yetkisi bulunmasına rağmen 2000’li yıllardan sonra sadece şikâyet konusu olunca denetim yapıyor. Bu koşullar da, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birliklerinin finansal yıkıma uğrama olasılığı artırıyor.

KREDİ POLİTİKASI ÇİFTÇİNİN DEĞİL PERSONELİN ÇIKARLARINA GÖRE BELİRLENİYOR 
Tarım Kredi Kooperatifleri ortaklarına kullandırdığı kredilerle ilgili olarak, kendi personelinin belirlediği ve geliştirdiği bir kredi sistemi uygulanıyor. Bu da kurum çalışanlarının kendi çıkarları doğrultusunda kredi politikalarını belirlemesine neden oluyor.

TARIM KREDİ’DE GERÇEK ÜRETİM KREDİLENDİRİLMİYOR
Ortağa kullandırılan kredilerde ürün ve varlık değerlerini belirleyen beyannameler gerçek verilere dayanmıyor. Krediler miktar üzerinden değil değer üzerinden belirleniyor. Bu uygulamalar sonucunda gerçek üretim kredilendirilmiyor, bunun yerine ortaklara gerçek ihtiyacının çok üstünde ayni kredi kullandırılarak bir anlamda satın alma gücü aktarılarak tüketici kredisi kullandırılmış oluyor. Son 6 yıla ait soruşturma ve denetim raporları incelendiği zaman kredilerdeki risk ve usulsüz uygulamalar çok rahatlıkla görülecektir.

ÇİFTÇİ KURULUŞU KONTROLSÜZ BİR ŞEKİLDE ŞİRKETLEŞİYOR
Tarım Kredi Kooperatiflerinin gübre, yem, gıda, tohumculuk, bilişim ve insan kaynakları, plastik, bitki koruma, sigorta ve emeklilik, hayvancılık, lisanslı depoculuk, lojistik ve pazarlama alanında sermayesinin %50’den fazla hissesine sahip olduğu 15 şirketi bulunuyor. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birliklerinin şirketleşmesi kontrolsüz bir hale gelmiştir. Adeta Tarım Kredi Kooperatiflerinin asıl faaliyetlerini şirketler üzerinden yapar hale gelmiştir. Böylece Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birliklerinin Kamu kaynaklarını kullanarak şirketleşmesi neticesinde, şirketler, geçmiş dönemde olumsuzlukları ile hatırlanan bir nevi gizli Kamu İktisadi Teşekkülleri uygulamasına dönüşmüş durumda.

Üst düzey yönetmenler şirketleşerek hesap vermekten kurtuluyorlar. 
Tarım Kredi Kooperatifleri şirketleşme yoluyla, devlet memurları gibi cezalandırılmaktan, anonim şirketin zarar etme avantajlarından yararlanarak hesap vermekten kurtuluyorlar, denetimsiz ortamın avantajlarından istifade ederek şirketlere eleman alımını hiçbir kurala tabi olmadan yapabiliyorlar.

Çiftçi ortaklarının kaynakları şirketlere aktarılarak hüpleniyor. 
Merkez Birliği, kontrolsüz şirketleşmeyle, kendisinin finansal olanaklarını bu şirketlerde kullanarak, kendi varlığı üzerinde önemli ölçüde finansal tehdit, risk ve yük oluşturuyor.

Çiftçinin kaybolan 500 milyon lirasının hesabı halen sorulamadı. 
Örneğin 2014 yılında Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nin Kırklareli de bulunan o zamanki ismi Tarım Kredi Gıda A.Ş. olan şirketin toplam bedeli 500.000.000. TL’yi aşan zarara uğratma ve yolsuzluk olayı ile karşı karşıya kalması sonucunda, Merkez Birliğince 500.000.000 TL sermaye arttırarak şirketin faaliyetine devam etmesini sağlanmıştır. Bu 500.000.000 TL o zamanki Tarım Kredi Kooperatiflerinin tüm yurtta ortaklarına kullandırdığı kredilerin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturmaktadır.

Tarım Kredi Kooperatifleri kontrolsüz para aktarabiliyor.
Bu hak bankalarda bile yok. 
Türkiye’de 2001 ekonomik buhranının sebeplerinden en önemlisi, Bankaların kendi paydaşlıklarına açmış oldukları ve geri dönmeyen kredileridir. Bu nedenle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kurulduktan sonra, Bankaların paydaşlıklarına kredi açması, yeni ortaklıklara girmesi ve şirket kurması, sermaye arttırması gibi faaliyetleri sıkı kurallara bağlanmıştı.

Başarım pirimini alabilmek için krediler usulsüz ve ölçüsüz veriliyor.  
Tarım Kredi Kooperatiflerinde çalışan personele Kooperatiflerden elde edilen satışlar dolayısıyla çok uzun yıllardan beri başarım primi adı altında ödemeler yapılıyor. (2017 rakamlarına göre, unvan ve pozisyonuna göre kişi başı 20 bin lira ile 50 bin lira arasında ödemeler yapıldı) Kooperatif personeli her yıl almaya alıştığı başarım primini tekrar alabilmek ve üst kuruluşların sıkıştırması sonucunda kendisine verilen satış hedeflerini tutturmak için koşullarını sürekli zorlayarak yüksek tutarda satış gerçekleştirmeye çalışmakta. Bu durum satışları arttırmak ve bu sayede başarım primi alabilmek için kredilerin ölçüsüz ve usulsüz bir şekilde kullandırılmasına neden oluyor. Bu durum Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Denetleme Kurulunda bulunan son altı yıllık soruşturma ve denetim raporlarında açıkça görülecektir.

Borcunun %60’ını ödeyene tamamını ödemiş gibi kağıt üzerinde işlem yapılıyor. bakiye borç için Ysanki yeniden kredi kullandırılmış gibi işlem yapılıyor.
Kredilerin tahsilinde yüzde 60’a yüzde 40 oranı uygulanıyor. Yani ortağın 100.000 TL borcu varsa bunun 60.000 TL’sini ödediğinde geri kalan 40.000 TL’si yeniden kredilendirilerek borcunun tamamı ödenmiş gibi gösteriliyor. Kağıt üzerinde tahsilat ve yeniden kredilendirme işlemleri gerçekleştirilerek tahsilat oranları yükseltilmekte böylece finansal riskler halının altına süpürülmektedir.

Çiftçi gübreyi %20 daha pahalı satın alıyor.
Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği personeli ve Yönetim Kurulu üyeleri, hesap vermemek ve sorumluluktan kurtulmak için tüm kimyevi gübre ihtiyacını paydaşı olduğu Gübretaş’dan bayilik sözleşmesi yaparak ihalesiz olarak alıyor. Bu uygulama hem Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğini finansal risklere sokmakta, hem de kimyevi gübrelerin alım fiyatlarının yüksek olmasına neden oluyor. Ayrıca bu durum ortakların ucuz kimyevi gübre almasını engelliyor. Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği ihtiyacı olan kimyevi gübreyi ihale yoluyla toplu alım şeklinde gerçekleştirse, en az yüzde 20 civarında fiyat avantajı yakalaması çok rahatlıkla mümkündür.

Çiftçi olan ortaklar cezalandırılıyor.
Üst düzey yöneticiler ve çalışanlar ise ödüllendiriliyor.
Tarım Kredi’de üst düzey yöneticiler ve personel, yüksek maaş ve ikramiyelerinin yanında bir de yapılan satışlardan performans primi adı altında ücret alırken, 1 milyon 100 bin çiftçi ortağının ödediği sermaye tutarları ise hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmayarak yıllarca aynı değerde kalıyor. Ortaklara kazanç payı da dağıtılmazken, çalışanların sistem üzerindeki hakimiyetinden dolayı sağlanan kaynaklar hep çalışanlar lehine kullanılıyor.

Acile olarak Kooperatifçilik düzenleme ve denetleme kurulu oluşturulmalı.
Raporda, Tarım Kredi Kooperatiflerinin diğer kooperatiflerin çiftçiye gerçek manada hizmet edebilmesi için ‘Kooperatifçilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ adı altında bağımsız bir denetim düzeninin kurulması talep edilirken, “Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birliklerinin tarımsal amaçlı kooperatif örgütü olmakla birlikte para, kredi ve finans kuruluşu özelliklerine sahip olması dolayısıyla, bu durumun ekonomik ve mali açıdan hem kaynaklara ulaşma anlamında, hem de daha iyi yönetilme – denetlenme, gözetlenme adına çok faydalı olacağı öngörülmektedir” denildi.

Rasim Aydın‘ın haberi 
info@rasimaydin.com

© 2019 Tarimvizyon.com

Bir cevap yazın

HAKKIMIZDA

KIT’A YAYINLARI

KISIMLAR

PAZAR

YASAL BİLGİ

SOSYAL AĞ