3.6 milyarlık bedelli parası na…

CHP’li vekil Akif Hamzaçe…

Hazine Bedelliye Muhtaç!!!

Bedelli askerlikten yılda…

BDDK’dan taksit düzenlemesi…

Bankacılık Düzenleme ve D…

Bakın Araziler Neden Ekilmiyormu…

CHP Niğde Milletvekil…

Ulusal Tarım Programı Tezgahı Te…

Tarım Kredi Kooperati…

«
»
TwitterFacebookPinterestGoogle+

Prof.Dr.Recep Kotan Bitki Sağlığı Kuruluna Seçildi

Türkiye Solucan Gübresi Üreticileri Derneği- TOSGEB’in Kurucularından olan ve halen Bilim Kurulu Üyesi görevini sürdüren, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof.Dr.Recep Kotan T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü, Risk Değerlendirme Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Bitki Sağlığı Kuruluna üye olarak seçildi.Bakanlığın bu yöndeki olur yazısı 16 Mart 2017 tarihinde onaylanarak yürürlük kazandı.

Nergis Davidova’ın haberi

ANKARA – Ülkemiz topraklarının günümüzde yaşadığı sorunları inceleyerek bu sorunlar ile nasıl mücadele etmek gerektiği konusunda oldukça geniş çaplı araştırmaları ve duyarlı çalışmaları olan Prof.Dr.Recep Kotan kararın açılmasından sonra Tarımvizyon dergisinin sorularını yanıtladı.

Prof. Dr. Recep KOTAN şöyle konuştu: ‘Seçilmiş bulunduğum bu kurulda; sadece bitki sağlığı değil bunun yanında insan sağlığı ve çevre sağlığını da koruyacak bir anlayışla ve bu iş kesiminde faaliyet gösteren bütün arkadaş ve dostlarımın da desteğini alarak uzun yıllar ülke tarımına hizmet etmeyi umuyorum. Bitki sağlığı konusunda uzun yıllardır yanlış bir anlayışın sürdürüldüğünü, bugün gelinen noktada bu anlayışın değişmiş olduğunu görmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Uzun yıllardır bitki koruma amacıyla kullanılan pestisitlerin bilinçsiz ve yoğun uygulanması sonucu bitkilerde verim kaybına sebep olan hastalık etmeni patojenler ve zararlı böceklerde ilaçlara karşı zamanla oluşan dirence bağlı olarak etkenlikleri ya çok azalmış ya da tamamen ortadan kalkma noktasına gelmiştir. Bitki koruma amacıyla kullanılan bu pestisitlerin özellikle hatalı kullanımlarına bağlı olarak hastalık etmenleri patojenlerde ve böceklerde gelişen direnç sistemleri yanı sıra, insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin de asla göz ardı edilmemesi gerekir.’

TÜRKİYE’DE HENÜZ BİYOLOJİK PREPARATLARDA TİCARİLEŞMİŞ ÜRÜN YOK

‘Kimyasal Pesisitlerin zararlı etkilerinden dolayı tüm dünyada bu kimyasalların yerine konulacak başka ürün seçenekleri ve yöntemler üzerinde çalışılıyor. Dünyada ticarileştirilmiş bitkisel veya mikrobiyal kaynaklı bir çok biyolojik preparatların bulunduğunu biliyoruz. Türkiye de Biyolojik kökenli Biyopestisitlerin tarımda kullanılabilirliği hakkında bir çok bilimsel araştırma yapılıyor. Bu konuda umut sunan sonuçlar alınıyor. Ancak henüz ticarileştirilmiş hiçbir ürünün bulunmuyor. Uzun yıllardır bitkisel bazlı ekstre ve uçucu yağlar veya faydalı bakteriler kullanılarak bitkisel üretimde verimsizliğe neden olan pek çok hastalık etmeni patojenin veya zararlının kontrol altına alınabildiğini sera veya arazi koşullarında izliyoruz. Bu araştırma sonuçlarını belli aralıklarla yayınlayarak bilim dünyası ile de paylaşıyoruz.’

 

YÜZ YILDIR HALA KENDİ BİYOPESTİSİTİMİZİ ÜRETEMİYORUZ

‘Ülkemiz özellikle bu faydalı bitkiler ve mikro-organizmalar bakımından çok zengin ve bunların mutlaka koruma altına alınması gerek. Özellikle Ziraat Fakültelerinde yapılan bazı temel bilimsel çalışmaların dışında artık sonuçlarının uygulamaya aktarılabilir araştırmalara ağırlık verilmesi  gereklidir. Yüz yılı aşkın bir süredir çalışılmasına rağmen ülke olarak halen kendi bir biyopestisitimizi üretememiş olmamızın da mutlaka sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Sadece bitki koruma değil bitki besleme konusunda da farklı bir anlayışın gelişmesi, gübre olarak kullanılabilecek çok değerli organik kaynaklarımızın bulunduğu ve bunların da mutlaka devreye sokulması gerektiği kanısındayım. Devletimizin çay tarımında aşamalı olarak uygulamaya koyduğu organik gübrelerin kullanımının da oldukça yerinde bir karar olduğunu söyleyebilirim. Mikrobiyal gübrelerin yanı sıra solucan gübresi de bu anlamda kullanılabilecek en değerli organik gübre kaynaklarından biridir.’

 

‘Bitki Koruma ve Bitki Beslenme Ürünleri ile ilgili yönetmeliklerin bilimdeki yeni gelişmelere de dikkate alınarak bir an önce güncellenmeli. Doğru politikalar ile tarımda kullanılan bu dış kaynaklı girdilerin önemli bir kısmının kendi yerel kaynaklarımızı kullanarak sağlanabileceğini, bunun hem bitkisel üretimdeki maliyetleri düşüreceğini hem de daha çevreci ve sağlık açısından risk taşımayan ürünlerin geliştirilebilmesinin önünü açacaktır.’

 

‘Bitki Sağlığı Kuruluna üye olarak seçilmem beni onura etti. Böylece topraklarımızın, bitkilerimizin ve hatta halkımızın sağlığı konusunda bir önemli sorumluluk daha almış oluyorum. Biz de bunun için varız ve çalışmaya devam edeceğiz. Bu bağlamda başta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Faruk Çelik olmak üzere tüm yetkililere teşekkür ederim.’

Bir cevap yazın

HAKKIMIZDA

KIT’A YAYINLARI

KISIMLAR

PAZAR

YASAL BİLGİ

SOSYAL AĞ