Çiftçinin takipteki borcu iki ka…

Cumhuriyet Halk Partisi A…

Ali Tekin görevden alındı.

Adana tarımda adalet gali…

Pakdemirli 200 milyonluk hibeyi …

Tarım ve Orman Bakanı Bek…

Dünya Gazetesi satıldı..!

Ekonomi gazeteciliğinin t…

British Steel’i OYAK mı satın al…

OYAK, demir çelik sektörü…

TEB’in aktif büyüklüğü 101.5 mil…

TEB’in aktif büyüklüğü 10…

«
»
TwitterFacebookPinterestGoogle+

Buğday Üretiminde Düşüş…

Tarım konusunda 30 yıldan fazla süredir yazılar yazan ve  yakın zamanda Tarım Dünyasın’dan başlığı altında internet üzerinden yazılarını paylaşan Ali Ekber Ylıdırım Buğdaydan kaçış konusunu işleyen bir yazı yayınladı.

KONYA- Yüksek girdi maliyetine karşılık istediği geliri elde edemeyen üretici buğday üretimi yerine maliyeti daha düşük ürünlere yöneliyor. Buğday ambarı olarak bilinen İç Anadolu’da kıraç topraklarda çiftçiler buğday yerine, arpa, nohut gibi alternatif ürünlere yönelirken Çukurova, Ege gibi sulu tarım yapılan alanlarda ise buğday yerine mısır ve pamuk tercih ediliyor. Çiftçinin buğdaydan kaçışı ithalatı artırırken gelecek açısından endişe verici olarak nitelendiriliyor.

Buğdayın anayurdu, gen merkezi olarak bilinen Anadolu’da çiftçi buğday üretiminden uzaklaşıyor. Buğday üretimindeki kaçış endişe verici boyutlara ulaştı. Yüksek girdi maliyetlerine karşılık, çiftçinin para kazanamaması nedeniyle kıraç alanlarda buğday ekimi yerine arpa, nohut gibi alternatif ürünler ekilirken, sulak alanlarda ise buğday yerine mısır ve pamuk ekimine yönelme var.

Hububat Tedarikçileri Derneği(HUBUDER)’in Ankara’da düzenlediği “2019/2020 Hasatına Doğru Türkiye ve Dünyada Tahıl” Konferansı’nda buğday üretimindeki kaçışın sektörde yarattığı endişe dile getirildi.

Üretim alanı daralıyor

Buğday ekim alanlarının 2000’li yılların başında 9.2 milyon hektar olduğu, 2018 yılında 7.2 milyon hektara kadar gerilediği dile getirilerek, üretim alanlarının daralmasına rağmen verimlilikteki artışla üretim miktarında çok büyük düşüş olmadı. Ancak, üretim alanlarındaki daralma bundan sonra üretimin de azalmasına neden olacak. Artan nüfusa rağmen üretimin azalması ihtiyacın daha fazla ithalatla karşılanmasına neden olacak. Bu da gelecek açısından endişe verici.

Buğdayda üretim alanlarının daralmasının en önemli nedeni üreticinin buğdaydan elde ettiği gelirin diğer alternatif ürünlere göre daha düşük olması. Bu nedenle buğday ambarı olarak bilinen İç Anadolu Bölgesi’nde çiftçiler dekar başına verimi ve geliri daha yüksek olan arpa, nohut gibi ürünler ekiliyor. Ege, Çukurova gibi sulu tarımın yapıldığı bölgelerde ise çiftçi buğday yerine mısır, pamuk ekimine yöneldi. Trakya’da ise buğday yerine ayçiçeği, kanola gibi yağlı tohum bitkileri tercih ediliyor.

Satış fiyatları da açıklansın

Hububat Tedarikçileri Derneği(HUBUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Eren, hububat alım fiyatlarının hasattan önce açıklanmasını olumlu bulduklarını belirterek, satış fiyatlarının da bir an önce açıklanması gerektiğini söyledi. Mazot, gübre, ilaç, tohum gibi temel girdilerin dövize endeksli olarak arttığını hatırlatan Eren:” Bu nedenle üretim maliyetlerini karşılayacak bir fiyatın oluşması son derece önemli. Tahıl üretiminin artması için bu sene olduğu gibi iyi hesaplanmış müdahale alım fiyatlarının belirlenmesi ve dikkatli bir üretim planlaması yapılması, uzun vadede enflasyon sorununa köklü çözüm getirecektir. Açıklanan fiyatlarla Güneydoğu’da, Çukurova’da olmasa da diğer bölgelerde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin ciddi miktarda alım yapacağını ve böylece daha dengeli piyasa oluşacağını öngörüyoruz. Dileğimiz, hububat satış fiyatlarının da bir an önce açıklanması ve aylar itibarıyla kademeli artış verilmesidir. Ayrıca, biz dernek olarak herkesin, tükettiği ürünlerin nasıl yetiştirildiğini ve sağlığa zararlı içerikleri olup olmadığını bilmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Bu amaçla ülke genelinde iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması için hem üreticiye destek olacak hem de tüketiciyi koruyacak bir kampanya başlatacağız.” dedi.

Fiyatlar hasattan 15 gün önce açıklanacak

Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü Ahmet Güldal, hububat ürünlerinden başlayarak bundan sonra Ofis’in alım yapacağı tüm ürünlerde fiyatların hasattan en az 15 gün önce açıklanacağını söyledi. Hububat üretiminin gıdanın güvencesi olduğunu anlatan Güldal: “Üretim maliyetlerindeki artışa bağlı olarak buğday ekim alanlarında bir miktar kayıp oldu. Geçen yıla göre buğday üretim alanlarında bir düşüş var. Ancak bunun olumlu hava koşulları ve verimlilik artışı ile telafi edileceğini ve geçen yılla aynı miktarda buğday üretimi olacağını düşünüyoruz. Arpa üretiminde ise bir miktar artış olacak. Toprak Mahsulleri Ofisi olarak, piyasaları regüle etme, üreticiyi koruma ve tüketiciyi kollama görevini yerine getirmek için piyasada dalgalanmalar yaşanmaması için üretici, sanayici ve tüketiciyi olumsuz etkileyecek tüm faktörleri ortadan kaldırmak istiyoruz. Görev alanımız giren tüm ürünlerde maliyetleri, iç ve dış piyasa fiyatlarını, enflasyon ve rekolte durumunu dikkate alarak üreticiyi tarım  yapmaya teşvik edecek, tüketiciyi olumsuz etkilemeyecek fiyat senaryosunu hazırlayacağız. bilgisini verdi.

TMO, hububat alımına hazır

Ofis olarak, kendilerine gelen ürünün tamamını alacaklarını ve buna uygun olarak hazırlıklarını tamamladıklarını anlatan Güldal şöyle devam etti:” Önümüzdeki sene yapılacak hububat üretimini de önemli oranda garantiye almak için üretimi sürdürülebilir kılacak bir fiyatlandırma yapıyoruz. 2020-2021 hububat üretim sezonunda ülkenin 20 milyon tonun üzerinde rekolteyi görmesini istiyoruz. Piyasada oluşacak fiyatların tüketicileri olumsuz etkileyecek seviyeye gelmesini kesinlikle arzu etmiyoruz.”

Sanayiciye göre fiyat ekim öncesi açıklanmalı

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu(TUSAF) Başkanı Eren Günhan Ulusoy, buğday ekim alanlarındaki daralmanın endişe verici olduğunu belirterek, çiftçinin daha ekim yapmadan bir hedef fiyat belirlenerek açıklanması gerektiğini söyledi.İklim değişikliğinin üretimi olumsuz etkilediğini ve fiyat belirsizliğinin de üretimden kaçışa neden olduğunu anlatan Ulusoy, un sanayicileri için maliyetlerin artmasının büyük sorun olduğunu söyledi. Uşlusoy:” Üretimin devamlılığı açısından çiftçinin maliyetlerinin karşılanması çok önemli.Bu nedenle çiftçi Ekim-Kasım ayında yani daha tohumu tarlaya atmadan fiyatı bilerek üretim yaparsa daha doğru olur.Belirsizlikler giderildikçe çiftçi daha fazla ekim yapmaya yönelecektir” dedi.

İhracat engeli kaldırılmalı

Ticaret Bakanlığının geçen yıl aldığı ihracatta yerli buğday sınırlaması kararının un sektöründe sıkıntılara neden olduğunu ve özellikle Irak ve Suriye’ye dış satımın bu karardan olumsuz etkilendiğini belirterek: “Şimdi yurt içi fiyatları, yurt dışı fiyatların üzerine çıktı. Ticaret Bakanlığı bu uygulamayı tamamen Toprak Mahsulleri Ofisi ile Tarım ve Orman Bakanlığının piyasadaki öngörüleriyle yaptı. Bu sezon fiyat istikrarını görebiliyorsak, rekolte de iyi gelirse, geçici olan bu uygulamanın kaldırılıp ihracata daha da hız verebileceğimize inanıyoruz.”dedi.

TÜRKİYE BUĞDAY ÜRETİMİ

Yıl Ekim alanı(bin dekar) Üretim(bin ton)
2014 78.207 19.000
2015 78.464 22.600
2016 76.009 20.600
2017 76.688 21.500
2018 72.000 20.000

Bir cevap yazın

HAKKIMIZDA

KIT’A YAYINLARI

KISIMLAR

PAZAR

YASAL BİLGİ

SOSYAL AĞ